E.A


Her şey için, buralara kadar gelmemize vesile olduğunuz için sonsuz teşekkürler. Her şey o kadar güzel ki… Yemekler harika!!! Ortam harika!!! Otel personeli ve hizmeti harika! Daha John of God a gitmedik bile ve 2 gündür olağanüstü güzellikte şeyler yaşıyoruz… Hem grup ici dostlarla, hem bireysel meditasyonlarımız da… Buralara kadar gelmek, bu atmosferi solumak, Gerry ve Fatih gibi ışık ve sevgi saçan 2 güzel varlıkla olmak harika… Her şey için, tüm emeğiniz için çok çok teşekkürler.
Sonsuz Sevgiler

F.A


Merhaba,

Ben Nisan ayında John Of God seyahatine katıldım.Hayatım boyunca unutamayacağım bir deneyimdi. Şifa için dünyanın dört bir yanından gelen insanlar ve onların şifalanma öyküleri dikkat çekiciydi. Rehberimiz Fatih Keçelioğlu, her zaman yanımızda,içten ve güven verici idi. Kendisine en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. Abagenia’daki rehberimiz Gerry,sadece bir rehber değil derin anlayışı ile siz söylemeden sizi bilebiliyordu.

Bu turu düzenlemede emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Umarım ihtiyacı olan herkese nasip olur buraya gitmek..

Alaattin Yertutan


Merhaba,

Tüm hizmetlerinizden çok memnun kaldığımı bilmenizi isterim. Başta rehberimiz Fatih bey olmak üzere böyle güzel bir organizasyonu gerçekleştirdiğiniz için tüm Travel Dreams ailesine teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim. Başka bir Travel Dreams seyahatinde görüşmek dileği ile..

Zehra Mutlu – Kişisel Gelişim Uzmanı


Deniz’ciğim verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederim. Arkadaşlar ben bir yıl önce Avusturya da tanıştım John’la. Vesile olanlara teşekkür ederim. Mucizem yola çıktığım an başladı . Süper duygular yaşadım süper insanlar tanıdım. Oradaki ortam, meditasyonlar anlatılmaz, yaşanır tarzındandı. Allah’a şükür hastalığım yoktu ruhsal yönden şifalanmaya gitmiştim. Bu arada orada bırakılan resimler gidenler kadar şifalanıyor. Neden mi? annemin resmini bırakmıştım. Suyunu kargoyla yolladım. Tüm denilenleri uyguladı sonuç: bana şöyle dedi. “Kızım bana ne yaptınsa ,ben kendimi çok iyi hissediyorum , sürekli iş yapasım var ve mutluyum.” Boynundaki damarlarda daralma vardı, o geri dönüş yaptı doktorlar anlam veremedi tomografi istedi. Gerek yok dedim bazı şeyler açıklanamaz doktora ne diyebilirdik ki , çektirmedik tabi. Allah’a şükürler olsun hem ruhsal hem bedensel çok iyiyiz. Bundan daha iyi nasıl olur? O ortamda olmak adına tekrar gitmeyi çok isterim, eminim Brezilya daha da muhteşemdir. bunun için neler mümkün diyor,kendime izin veriyorum.

Sevilay Tunçbudak


Joao de Deus deyince; benim içime şelaleler akıyor, göğüs kafesime kahkahalar doluyor, gözlerim beyaz görüyor, sevincim büyüyor, umudum artıyor, bulut oluyorum sanki o kadar hafif, yada güneş sıcacık….

Nasıl tarif etsem size o gizemli kasabayı bilemiyorum. TV de izlediğim anda orada olmak istedim. Oğlum için her şeyi yapabilirdim. Oraya gidebilirdim. Ama yalnız oğlumla nasıl olurdu? Olurdu evet ben güçlü bir anneyim. Giderim dedim. Peki paramız yok. Bir anda bir telefon geldi. Biz bir yere gittik. Orada zengin biriyle konuştum. Bir kaç gün içinde hesabımızda paramız vardı. Gitmeden başlamıştı Joao’nun gücü. Bizi yanına istiyordu. İSTEDİM sadece İSTEDİM. Biranda tüm yollar açılmaya başladı. Hazırladık beyazlarımızı. Fatih beyin rehberliğinde, Çağatay’ın ve Deniz hanımında olduğu bir grupla 2 haftalığına yola çıktık..Yorucu bir yolculuktu ama nasıl biranda kendimizi orada bulduk anlamadım. Hiç bir yerde sıra beklemedik hiç zorlanmadık.

Ordaki huzur başka, bir Antalya tatili gibi değil yani çok başka, için kıpır kıpır musmutlu huzurlu enerjik başka işte. Anti-depresan bıraktıracak kadar. Tüm göz yaşlarımı orada bıraktım sanırım 8 aydır ağlamaya fırsatım olmuyor. Oğluma açılan fırsatları kovalamaktan. Oğlum umudum daha oradayken oturmaya başladı. Joao 40 gün sonra çektireceğiniz MR doktorları şaşırtacak dedi ve bizim MR’ımız doktorları şaşırttı. Beyninde artık hasar yoktu. Gelişimi daha hızlı olacaktı gelişimine engel kalmamıştı. Şimdi de mucizeleri yaşıyoruz. Tek elinden tutunca yürüyor. Konuşmaya başladı. Dede, anne, mama, abla, anne gel bile diyor. Ve en önemlisi bir kaç gündür söylediklerimi yapıyor

Allah’ım herkese böyle güzel şeyler yazmak nasip etsin.

Eğer gitmeyi düşünen özel anneler okuyorsa yazdıklarımı, hiç düşünmeden gitsinler. Orası dünyanın başka bir boyutu.

Sadece isteyerek, yürekten dileyerek, istediklerimin avucuma konduğunu gördüm. Görüyorum. Sadece sağlık değil ev, para, bakıcı oğlumun ihtiyacı olan her şey. Tüm kapılarımız açık istiyoruz oluyor. Çok iddialı oldu ama öyle.

Evde üçgenim dilek dolu. Sizinde bir üçgeniniz olsun ve bitmeyen dilekleriniz.

İnşallah tekrar girmek nasip olur. Oğlum koşarak gidecek teşekküre.

Meltem Aktaş ( Kimyager )


Bir varmış bir yokmuş.bizim masalımız da bir doğum hatta gebelik hikayesiyle başlarmış.ama ne gebelik ne gebelik.ağrılar sancılar…herkesin dayanabileceği türden değilmiş.ama içeride öyle bir melek varmış ki nazlı annesine en büyük zorluklara dayanabilecek gücü de verirmiş.annesine kıyamayan bu küçük melek daha 26 haftalık mecburi bir sezaryenle açmış gözlerini dünyaya.maalesef eksilerle başlamış hayata.  İmmatüre doğum, daha anne karnında aşırı kanamalar sonucu şekersiz ve oksijensiz kalım,sonrasında 3,5 aylık yoğun bakım sürecindeki ağır enfeksiyonlar ve havaleler, geçirilen operasyonlar…netice itibari ile küçük melek , melekliğini iki katına katlamış ve annesine koca bir beyin hasarı ama büyük bir mükafatla gelmiş.zorlu bir süreç başlatmış ama yanında mini mini eller ayaklar her şeye değer sevimli gülücükler getirmiş.annesini en çok gözlerinin durumu üzmüş minik melekte.o boncuk gözlerinin neredeyse görmesinin imkansız olduğunu söylemişler annesine.tüm tıbbi müdahaleler yapılmış hatta mucizelere imzalar atılmış dualar eşliğinde ama aylar geçmesine rağmen hiç bir anlamlı bakış olmamış.işte böylece başlamış esrarlı seyahatin sırrı.

Küçük meleğin büyük yengesi bir gün TV’yi açar ve orada çok sevimli bir teyze görür. Maalesef bu teyzeciğin oğluşu da şanslı şansızlardandır ve bir vakitler onun da görme problemi vardır. Bir yerden bahsederler. İçinde şifa,huzur,eşitlik,insanlık,iyilik olan bir yerden. Küçük meleğin annesi durur mu tabi hiç hemen başlar araştırmaya.bir kaç kendini bilmezin yazıları hariç hiç bir olumsuz bir şey bulamaz.aksine o kadar güzel şeyler söylenmektedir ki anne hemen TV’deki sevimli kadınla irtibata geçer. Sevimli kadının sesi de sevimlidir ve anne hemen anlar karşısındaki kendi gibi bir annedir. Sadece kendi bebeğine değil herkesin bebeğine yardım etmek istemektedir. Sonra sonra…

Uzun bir düşünme süreci başlar. Çünkü ellerindeki avuçlarındaki tek maddiyat ancak bu seyahate yetecek kadardır. Tamam karşısında müthiş bir örnek vardır ama acaba kendi bebeğinde olacak mı? Peki bunun garantisi var mı ? Bunu düşünürse aslında en basit bir ilacı bile kullanmayacağını anladı anne. Evet dedi her ne olursa olsun her yolu denemeliydi. Eğer bebeği iyi olursa başka bebeklere de şifa götürebilirdi Yaradanın uzattığı yardım eliyle. Netice de yüce Allah değil mi diyen hastalık varsa şifayı aramak göreviniz, arayın ki isteyin ki dua edin ki vereyim. Anne aradı,istedi, dua etti ve seyahat başladı.

Yolculuk zordu,uzundu. Peki bu nazlı anne bu kadar zor bir yolculuğu nasıl anlamadan bitirebildi hem de kucağında küçük meleğiyle. Aslında yolculuk başlar başlamaz başlamıştı kolaylık da. Artık oradaydılar. Bir günlük dinlenmeden sonra başladı o kıymetli saatler. Başladı masal içindeki masalımız…

Çok bekletilmedik. Joao’nun karşısına çıkarılmak için. Engelli meleklerimizin öncelik hakkı var zaten. Derken işte çok merak ettiğimiz adamın karşısındayız. Baktı ta gözlerimin içine baktı. Herkese bakar mı böyle bilmem. Aynı rahmetli babam gibi baktı. Ben anlatmadan istediğimi anladı sanki. Saniyeler ne kadar da uzun geldi bana. Sonra bize yarın gelin dediler. Gittik bir odada inceden bir müzik ve bolca enerji. Hayatta hiç hissetmediğiniz bir şey. Farklı bir huzur. Ben insan içinde asla ağlamayan ben. Ne oluyor! Gözyaşlarımı gözlerim kapalıyken tutamıyorum. Adını koyamadığınız bir şeyler var. Huzur,sükunet,dinginlik,sabır ve en önemlisi şifa… Belki hemen değil belki birkaç gün belki birkaç hafta belki birkaç ay… ama ben hemen 2 saat sonrasında olan mucizelere tanık oldum. Umarım bunu mucizenin sahibi paylaşır sizlerle. Benim meleğim de güldürdü yüzümüzü. Önce elleri bebek arabasının kenarlarını tutmaya başladı. İnanamadık yavrum kendini koruyordu. Bu ikinci ya da üçüncü günde oldu. Ama bizi asıl şok eden ki buna deniz ablamız da şahittir. Giderken uçakta tek başına oturamayan minik kızım dönüşte sadece koltuk kemeriyle ve koltuğun kenarlarını tutarak oturdu. Bu mutluluğu yazıyla anlatabilmemin imkanı yok. Döndükten sonra da ilerlemeler devam etti. Bizle nadiren de olsa göz teması kurdu ve göz takibi başladı. Hala desteksiz oturamasa da en azından başı önüne düşmeden ve yaslanarak bir süre ki oldukça iyi bir süre oturabiliyor.

Özel anneler ve babalar özel bir evladınız varsa bu Allah’ın size ne kadar değer verdiğinin kanıtıdır. Sizi zorluklarla beraber mucizeler de bekliyor. İşte mucizenin formülü: inanç,dua,sabır ve elinizden gelenin en iyisini yapıp pozitif olmak.

Cennette anneler başlarında taç olan anneleri görürler ve görevli meleklere sorarlar. Neden bizde bu taçlardan yok ve melekler Allah’ın izniyle cevap verirler. Çünkü onlar dünya da özel çocuklara sahiptirler. Siz ise değildiniz. Unutmayın bir gün evladınız tamamen iyileşse bile o tacın müjdesini Rabbim veriyor bizlere o asla unutmaz.

Küçük melek: Asya

Doğum Haftası : 26

Doğum kilosu ve boyu : 570 gr / 30 cm

Hayat görüşü: mucize gerçekleştirmek

İnanç + Dua + Sabır = Şifa

Bunun için Abadenia ( Joao of Deus ) güzel bir başlangıç.

Çağla ve Annesinden Sevgilerle…


Hayatımda umutlar tükenmez benim…. Minik kızımla birlikte çok uzaklara Brezilya’ya umuda yolculuğumuzu yapıp geldiğimizin 2.ayını yaşıyoruz şu an… Unutulmayacak hafızamdan asla silinmeyecek günlerim, deneyimlerim oldu… Dile dökemediğim, kimseye anlatamadığım bir yığın duygu birikimim var elimde… Benim minik kızım mücadele etmeyi sever… Joan amcasının yardımlarıyla bu mücadelesi en güzel sonuçlarıyla bize geri dönecek biliyorum… Eğer fırsatımız olursa en uygun zamanda o büyülü güzel kasabaya tekrar tekrar gitmek isterim…

Çetin Ölge ( İş Adamı )


Oğlum Onur doğumda serebral palsi oldu. Epilepsisi vardı, ayakta durması ve yürümesi çok azdı. Onur 7 yaşına bu durumda girmişti.

 

Avusturya’ya Deniz Hanımlarla gidip geldikten 3 hafta sonra ve yardımsız yürümesi çok çok fazlalaştı. Tek başına odaları dolaşmaya başladı ve algılaması arttı. Daha önce 10, 12 kelime ancak konuşabiliyordu. Joao’dan sonra konuşması, cümle kurması arttı, algılaması değişti. Şuanda televizyonda bilinçli olarak çizgi film izliyor. Daha önce çizgi filmleri izlemiyordu.
Joao Deus’un biz çok faydasını gördük. Allah herkese yardımcı olsun.

Prof. Dr. Işıl GÜNDAY


John of God yolculuğu bir doktor olarak benim için inanılmaz bir deneyimdi. Dünyanın her yerinden gelmiş yüzlerce insanın saf bir bilinç ve inançla kendilerini akışa teslim etmeleri çok etkileyici idi.Benim için de hayır ve şifa yolculuğu olduğuna inanıyor,tekrarını diliyorum.

 

Dr. Bade GÜLER ATEŞ


2013 yılında kendime Ben kimim? Hayatın neresindeyim? Hayattan ne bekliyorum? gibi sorular sormaya başladığımda yolu önce Carpe diem Gelişim Merkezi ve Özlenen Deniz Uzun ile kesişti. Kendisi ile yaptığım bireysel seanslar ile kendi özüme yolculuğum başladı.Bu günde kendisin bana tuttuğu ayna için tekrar çok teşekkür ederim. 2014 Mayıs ayında ise bugün bile içimde aynı heyecan ve mutluluk ile yolum Joao Deus ile kesişti. Joao Deus Avusturya’ya gelmişti ben de Avusturya’ya gittim. Aynı anda yaklaşık yedi bin kişi kendi inandığı dinde, kendi dilinde, kendi içinden geldiği gibi dua ediyor. Bu muhteşem bir enerji ve huzur. Hayatımın kırk yılını zihin de, düşüncelerle geçiren ben şimdi ise benim için en büyük şifa teslimiyet idi. Ben yüce Allah’a dua ederken sana teslim olmaya geldim diyerek hıçkırıklarla ağlıyordum. Joao ile görüşmemde onun yaptığı toplam dua da hissettiğim huzur ve sıcacık lütuf sevgiydi.

 

Mayıs ayından sonra hayatım da ve olaylara bakışım açım da değişti. Yaşadığım olayları kabul etmeyi ve teslim olmayı öğrendim. İş hayatım da 11 yıl boyunca yönetici olarak çalıştım. Haziran ayında yönetici olarak çalıştığım konumdan ayrıldım. İş hayatıma bir hekim olarak devam ediyorum. Zaman için de gördüm ki sahip olma dünyası içinde yaşamışım. Şimdi varoluş duygusu deneyimli yorum.

Şimdi anın tadını çıkarma zamanı, hayatın içinde sevgi, ile ilerliyorum. Sevgili Özlenen Deniz Uzun’a benim için yaradanın kullarına lütuf edip çok özel şifa gücü ile görevlendirildiği Joao Deus’a tüm kalbimle teşekkür ederim.

Gülçin KOLUKISA


Bedenim ve ruhum yaralanmıştı tam bu noktada Deniz hanımdan joao deus’a gideceklerini öğrendim ve hiç düşünmeden benimde orada olmam gerekir dedim ve gitmeye niyet ettim. İyi ki de gittim şimdi ruhum da, bedenim de çok çok iyi. Şükürler olsun.

 

Halide AYKUT


Merhaba Ben Halide; Kasım’da Deniz Uzun ve Fatih Keçelioğlu ile Brezilya’ya Joao Deus’a gittik. Ben de miyomlar vardı, beni çok rahatsız ediyordu, doktorumuz ameliyat diyordu,rahimin alınma noktasına kadar gelmiştik.. Joao Deus bana çalışma yaptı. Döndüğümde doktora gittim ve hiç bir şeyim kalmamıştı. Allah’a şükürler olsun. John of God ‘a, Deniz Hanım’a ,Fatih bey’e teşekkür ederim. Allah’ın mucizeleri sonsuz, güvenmek lazım…

 

Öğrt. Görv. Vicdan BUZE


Eşimin yıllarca geçmeyen kronik, acı verici sırt ağrıları vardı. Gün içinde rahat hareket edemez, akşamları uyuyamaz hale gelmişti. Öyle ki bu durum benim ve kızımında hayatını birebir etkilemeye başlamıştı. Gitmediğimiz doktor uygulamadığımız yöntem kalmamıştı.  Son çare Joeo Deus’a gitmeye karar verdik Deniz hanımlarla beraber Avusturya turuna hazırlandık ve büyük bir heyecanla Salzburg’a gittik. 3 gün süren çalışmalar süresince eşim geceleri John’u rüyasında gördü ve aynı zamanda çalışmaya katılan bazı grup arkadaşları da rüyalarında eşim Levent’e çalışma yapıldığını gördüklerini söylediler. Bu 3 günün sonunda eşimin anlaşılamayan ve iyileştirilemeyen sırt ağrıları artık yok olmuştu. Bizler okumuş insanlarız bu durumun inanılacak bir şey olmadığının düşünüleceğini biliyorum ancak ne kadar inanılmaz gibi görünse de bunu ben ve eşim canlı olarak yaşadık ve bizi John of God ile tanıştıran Deniz hanıma teşekkürü borç biliriz.

 

Fizyoterapist Ebru ORAL


Evde telaşlı bir gündü ve birden teyzem aradı. Hemen televizyonu aç dedi. Şimdi zamanım yok neymiş o kadar önemli diye sordum. Bir bayan konuşuyor (sonradan öğrendim ki konuşan Deniz hanımmış) Brezilya’daki şifacıdan bahsediyor sana demiştim ya hep hemen aç lütfen dedi. Ben fazla kulak asmadım sonra bakarım dedim çünkü bayağı bir yoğundum o gün. Aradan birkaç gün geçti. Ben her zaman meraklı bir kişiliğe sahip olduğum için hemen araştırmaya koyuldum. O bayanın konuştuğu programı da buldum ve tekrarını izledim. Bir şifacıdan bahsediliyordu. Duymuştum adını. Fakat klasik tıp eğitimi almış bir insan olarak bu tür şeylere fazla kulak asmamıştım o güne kadar.

 

Genetik bilgim hiç bir şeyin üzerine geçmezdi zannediyordum. Adı çok duyulmuş şifacının hakkındaki yazıları okuduğumda en çok gözüme batan şu söz oldu. Bir gün bir şey olacak ve siz iyileşeceksiniz. Bu düşünce aklınızdan geçtiyse hemen  kalkın ve harekete geçin. Teyzem zaten işin ucunu başlatmıştı. Herkesle temasa geçmiş, bir baktım yedi gün sonra ben THY’nin Brezilya’ya uçan uçağında da oturuyorum
Bir sürü minik bebek vardı yanımızda çocuklar, yaşlılar, gençler… Yanlış hatırlamıyorsam 47 kişilik bir gruptuk. Çok çok uzun bir yolculuktan sonra  Sao Paulo Havalimanı’na indik. Otelimize varmamız oldukça zor geçti ve şunu çok net hatırlıyorum otelin lobisinde oturuyorduk ve odalarımızın bize gösterilmesini bekliyorduk. Çok sevdiğim bir teyze şöyle söyledi: “Ne kadar eziyetli geldik dönüşümüzde mi böyle olacak eyvah.” Ve ben sadece döndüm şöyle söyledim: “Dönüşümüz çok güzel olacak.”
O gün Abadiania köyüne vardık yerleştik rehberimizle tanıştık falan filan derken yavaş yavaş aramızda kaynaşmaya ve tanışmaya başladık. Ertesi gün Casa’yı gezdik ve rehberimiz Gerry bize her adımı tek tek izah etti prosedürü anlattı ve tüm sorularımıza cevap verdi.
Çok farklı yerlerden çok farklı insanlar olmamıza rağmen o gün elbirliğiyle kasaya hep birlikte bir sevgi tohumu ettiğimizi hala hissediyorum yüreklerimizden akıttığımız çok güzel bir şey orada büyüyor ve hala bizi birbirimize bağlıyor.
Casa’da Birinci Gün:
Bugün uyandığımızda hepimizde inanılmaz büyük bir heyecan  bir sevinç vardı içimizde. Ama ne ilginç ki, bazılarımız ağlıyorlardı. Bu beni çok tuhafıma gitmişti. Fakat Casa’ya ayak bastığınız an benim de gözyaşlarım akmaya başladı. Ne sevinç gözyaşlarıydı ne de üzüntüydü resmen hafiflemeydi. Büyük bir ağırlığı üzerinizden bırakıyordunuz. Meğer arınıyormuşuz. Birkaç insan çıktı ve sahneden çalışmalar hakkında bayağı bir şeyler anlatmaya başladı ve benim ilgimi çeken şu olay oldu. Orada o kadar çok milletten insan var ve bizden hepimizden el ele tutuşmamız istediler ve her dilde birbirimize  iyi ki doğdunuz dedik. O öyle bir sinerji yarattık ki! İnanılmaz bir atmosferdi. Hep o anda kalabilirdim o kadar çok hoşuma gitmişti.
Daha sonra olan her şey zaten bir hayal, bir rüya gibi geçti boyut değiştirdiğimin farkına vardım. Oradaki beraberliğin tadını bir daha başka bir yerde yakalamak biraz zor bence. Akşamları kahve içtik, oturduk, hikayelerimizi dinledik kah güldük kah Yasin okuduk, şarkı söyledik sizi beraber bir yerde tutan bir şey kandan daha önemli olduğunu anladım can bağı neymiş orada öğrendim. Tüm teknolojiden uzak bütün hayat koşuşturmasından stresten tüm yargılardan tüm mevkilerden markalardan her şeyden çok uzak bir yerde tek esas olan şeyin gücünü ve şifasını ben orada öğrendim oda sevgi ve kendimiz olabilmekti..
İnancın ve sevginin iyileştiremeyeceği hiçbir şey yok bu dünyada.
Türk kahvesi için getirilen cezvelerimizin içinde bebeklerimizin mamaları pişirildi. Hep birlikte girip mutfakta yemek yaptık, bulaşık yıkadık. Ve en önemlisi birbirimizi dinledik Kulak verdik birbirimize yeri geldi teselli ettik yeri geldi gül geç dedik.

Şimdi herkes yine kendi hayatında kendi evinde kendi telaşında fakat şunu biliyorum ki an geliyor yine yüreklerimiz bir ritimde atıyor ve birbirimizi düşünüyoruz ve birbirimiz için dua ediyoruz. Şu anda şifası ve orada yaşadıklarımın yanı sıra onlar kelimelere biraz zor dökülür. Bu beraberliğin bu dayanışmanın  şifamıza çok büyük destek olduğunun bugün farkındayım. Hepimiz başka şeyler için gittik belki ama sadece görünen rahatsızlıklar yaralar ve kesikler için orada değildik onu çok iyi anladım…
Zaman zaman hâlâ ruhen oraya gidiyorum kasanın bahçesine oturuyorum ve sadece derin nefes alıyorum o bile iyi geliyor.

Allah bana her şeyden önce  oraya tekrar gidebilmeyi , Joao Deus’un karşısına geçip şifasını alabilmeyi nasip etsin.

Mucize yaşadık gerçekten…..

…  Ve dönüş yolculuğumuz dediğim gibi oldukça rahat geçti!

Nesrin KIVIRCIK


Doğrusu benim için son derece güzel ve sonunda huzura kavuşturan bir meditasyon oldu. O gecenin şifasını içimde net bir şekilde hissettim. İyi ki geldim,sizlerle tanıştım. Deniz Hanım’ın yaşam hikayesi de son derece etkileyici idi.

Umarım başımıza gelenleri iyi yada kötü farketmez kabule geçip tevekkül edebiliriz. Yarada’nın şifası hepimizin üzerinde olsun. Tekrar teşekkürler, sevgiler

Sezen BÜYÜKÖZDEMİR AŞKIN


Merhabalar,

 

Öncelikle bize bu güzel deneyimi yasama fırsatı verdiğiniz için tekrar çok teşekkür etmek istiyorum ve mutlaka sizleri tekrar Antalya’da görmeyi diliyorum.
Meditasyona katılma amacım temel olarak; iş hayatımda bir süredir yasadığım tıkanıklık, mevcut işimin aldığım eğitim ve verdiğim emeğin karşılığından daha alt seviyede kalmasıydı. Ancak bunu fark etmeme rağmen bu konuda 3 yıldır maalesef adım atamıyor olmak tüm hayatımı negatif yönde etkilemişti ve bu nedenle de meditasyonunuza koşarak geldim.
Meditasyon sırasında ve sonrasında rahatlama ve yoğun bir huzur hissettim .Aslında içeriye adim atıp Deniz hanımın enerjisini hissettiğim andan itibaren iyi ki buradayım dedim.  Küçük çocuğum olduğundan sonraki programlara maalesef katılamadım ve içimde kaldı ancak bir sonraki sefer inşallah katılmayı niyet ediyorum.
Herkesin bu deneyimi yaşamasını tavsiye ediyorum. Hatta bir kere değil her fırsatta gerek ben gerekse de yakin çevrem için deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum bu kadar yoğun bir enerjinin.
Meditasyon için ise; her şey çok güzeldi, ancak salon çok küçüktü ve koltuklar çok rahatsızdı. Deniz hanımın da rahatsız olduğunun ve elinde olmadığının farkındayım ama , meditasyonun istenilen saatte başlayamamış olması da biraz programı aksatmış oldu.  Onun dışında her şey çok güzeldi. Tekrar yüreğinize sağlık. Yeniden sizlerle buluşmak üzere!

Sevgiler.


Sabacım Merhaba, bu maili sen okuyorsun diye sana hitaben yazıyorum 🙂

 

Öncelikle geç cevabım için kusura bakma lütfen çünkü ancak toparlayabildim kendimi de yazacaklarımı da.

 

Sorulara cevapları aşağıda paylaşıyorum ama deneyimimi de yeniden anlatmak istiyorum ve teşekkür etmek istiyorum.
Ben o gün meditasyon sırasında çok içten dileklerimi diledim ve dileklerimi de hayal ederek meditasyon yapmaya çalıştım ve gözyaşlarım su gibi aktı. Aklıma hiç aklımda olmayan şeyler de geldi onları da düşündüm, konuştum ama en çok hem kendime, hem aileme, hem çevreme hasta olanlara, olmayanlara herkese şifa diledim. Çok içten dileğim şifamı umuyorum yerini bulur.

O sabah boğazım ağrıyoru biraz ve meditasyon sırasında da burnum hem ağlamaktan hem de hafif tıkanmaya başladı grip gibi hissetmeye başladım. Eve geldiğimde artık çok yorgundum ve hemen uyumak istedim. Ertesi sabah iyi uyandım akşama kadar iyi idare ettim ama kafam aklım hep john of god daydı, düşündüm durdum. Akşam gözlerim kapanmaya başladı müthiş bir yorgunluk ve nezle hali çöktü. O akşam ve ertesi gün cuma neredeyse yataktan çıkamadan yattım. Cumartesi sabahı iyi oldum kalktım normal hayatıma devam ettim.

O günden bugüne kendimi gözlemliyorum. Daha sabırlı mıyım, daha mı az öfkeleniyorum, kızıyorum, daha mı az etkileniyorum… kesin bir cevap veremeyeceğim zaten o günden bugüne keskin bir değişiklik beklemek de doğru olmaz sanıyorum. Seninle telefonda konuştuktan sonra daha da düşündüm tabii, “inşallah arınıyorsundur” dedin çok etkilendim hiç bildiğim bir durum değildi.

Uzun lafın kısası Sabacım, ben çok gönülden şifa diledim ve en derinden bu dileğimin duyulduğunu hissettim. Daha da yakından duyurmak da kısmet olur inşallah, Brezilya’ya gidebilirim umuyorum. Burada bu kadar şey hissettim, orada ne olur çok merak içindeyim açıkçası.

En yakın uygun zamanda yeniden görüşebilmek dileği ve sevgilerimle 🙂

NOT: Kitabını okumaya devam ediyorum. Portalımızdan paylaşmak aklımda ama bunu kısa bir duyuru ile yapmak istemedim. Okuduktan sonra sana kısa sorularla bir röportaj göndermek istiyorum senin için de uygun olursa bu soruları cevaplar bana gönderirsen, fotoğrafların da varsa tabii şahane olur onları da gönderebilirsen, ben de kitapla ilgili paylaşımımı ve röportajı blogda yayınlarım ve sosyal medya hesaplarımızdan paylaşırım büyük bir keyifle 🙂

İpek Hanım


Bizler teşekkür ederiz bu deneyimi yaşamımıza vesile olduğunu için

 

Saba Hanım’ın yaşamış olduğu mucizeyi ,paylaşarak herkesin yararına sunmak istemesi çok değerli bir duygu
Yaşadıklarıma gelince ,benim dileğim içimde barınan sevgiden merhametten ve vicdandan öte duygunun olmaması konusunda idi.daha somut dileklerim de oldu fakat meditasyon süresince ben sevgiyim olumlaması tekrarlanıp durdu içimde.bunu planlayarak gelmedim oysa ki
Geçen iki gün içimde bir huzur var ve daha kabuldeyim sanki
Tabi ki gün içinde can sıkıntıları oluyor ama günümü mahvetmesine izin vermiyorum
Umarım böyle de devam eder bu
Engelliler derneğinden çocuklarımız içinde dileklerim oldu
Gözlemlerimi paylaşacağım sizinle
Tekrar tekrar teşekkür ediyorum sizlere
Saba hanım yolunuza çıkan ışık ile bizim de yolumuzu aydınlattığınız için size ayrıca teşekkürler
Sevgiyle

Korhan Akkılık


Öncelikle bu güzel şifalı geceyi ve deneyimlerinizi bizimle paylaştığınız için gönülden teşekkür ediyorum.

 

Meditasyonlara daha önce de katılmıştım ancak God of john Casa ile yapılan bağlantı beni de çok etkiledi. Hayatım boyunca dönem dönem sıkıntı yaşadığım tüm insanlar gözümün önüne geldi ve her birini affetme mutluluğunu yaşadım. Bu bile şifanın gücünü yaşattı bana.
Arkadaş ve aile çevremin de böyle bir gecenin tekrarına katılması için hazırlık yaptım bile.
Dinlediğim şifa deneyimleri beni çok etkiledi.  Umarım hep beraber çevremize şifa yaymaya vesile oluruz. Güzel günler diliyorum.

N.T.


Organizasyonunuz çok güzeldi, teşekkürler…

 

Ben hep gitmeyi arzu ediyordum, bu organizasyonu duyunca hiç düşünmeden katıldım tabii. Kristal yatakta da güzel bir deneyim yaşadım. John of God’ı yanımda ve ellerini üstümde tutarak şifa verdiğini hissettim. Meditasyon sırasında da çok kuvvetli bir sinerji oluştu uzun müddet etkisinden kurtulamadım.

Herkese şifa olsun…

Sevgiler